20 Aralık'ta medya şunları yazdı;
HÜRRİYET
Devlet, 10 yıldır giremediği cezaevlerine, dün sabaha karşı ‘‘Hayata Dönüş Operasyonu’’ ile girdi. Terörün hákimiyeti ve ölüm orucu direnişi kırıldı.
Kalaşnikof'la ateş açtılar
Ölüm oruçlarının en fazla katılımla yürütüldüğü ve tüm cezaevlerindeki eylemlerin yönetildiği Bayrampaşa'da mahkûmlar, güvenlik güçlerine Kalaşnikof'larla ateş açtı.
Ecevit: Terör yuvaları kaldırıldı
Başbakan Ecevit, operasyon sonucu büyük bir terör yuvasının ortadan kalktığını söyledi ve "Devlet gücünü gösterdi" dedi.
Ertuğrul ÖZKÖK
''Eskiden beri güç kullanmaya alışık olan bu devlet, neredeyse 20 günden beri müthiş bir sabır gösteriyor.
Olayın kansız çözümü için ‘‘arabuluculuk’’ görevlerini bile kabul etti.
Oysa bunu kabul etmesi, birçok çevrede ‘‘devletin zaafı’’ olarak eleştirildi.
Adalet Bakanı'nın insancıl bütün yolları denemediğini kimse söyleyemez.
Prof. Sami Türk, çok ağır eleştirileri bile göze alarak, olayın kansız yoldan çözümü için neredeyse bir ‘‘sabır orucuna’’ girdi.
Ama olmadı...
Bu noktadan itibaren kan dökülmesini sadece devletin üzerine yıkmak insafsızlık olur.
Cesaret vermenin, dolaylı yoldan da olsa yüreklendirmenin ölüm götüren bir provokasyon haline dönüşebileceğini artık herkesin görmüş olması gerekir.
Fatih ALTAYLI
DEVLET belki de yıllar önce yapması gerekeni yaptı. Cezaevlerine girdi.
Ben bu yazıyı yazarken, henüz cezaevlerine hákim olamamıştı, ama operasyon mutlaka tamamlanacak. Geri dönüşü olmayan nokta aşıldı.
Hele hele güvenlik kuvvetlerine cezaevi içinden açılan Kalaşnikof ateşiyle 2 güvenlik görevlisi şehit olmuşken.
Cezaevinde boş yere can veren ve alçakça can alan militanlar bilsin ki, yanlarında halk desteği yok.
Hangi sosyal gruba mensup olursa olsun, sokaktaki vatandaş devleti haklı buluyor.
ENİS BERBEROĞLU
Dünkü askeri operasyonların ardından cezaevlerinin yeniden cumhuriyet idaresine kavuşacağını umuyoruz. Artık cezaevinin adı veya tipi önemli değil, yeter ki ayrı bir ülke sayılmasın. Devlet bir daha asla cezaevini işgal zorunda kalmasın!
GÜNGÖR MENGİ
Terör, kanla beslenen bir canavar.. Dışarda masum insanların içerde de kendi çocuklarının kanını içerek yaşıyor.
Tüyler ürpertici bu gerçekle, cezaevlerine yönelik operasyonda dün bir kez daha yüz yüze geldik.
İki ay önce cezaevlerinde başlayan ölüm oruçları, devlet ve toplum düzenini tehdit eder boyutlara ulaştığında Başbakan, "birilerinin düğmeye bastığını" söylemişti.
Ama devlet otoritesini egemen kılmak için basılması gereken düğmeye basan olmadı.
Ölüme tapan tarikatlar gibi ele geçirdiği insanların yaşama hakkını gaspeden terör örgütünü bu hükümet, sırf ölümler olmasın diye muhatap bile kabul etti.
F tipi cezaevlerinin açılışını süresiz erteleyecek kadar taviz verdi.
Ama terörle pazarlık edilmeyeceği gerçeği nihayet bir kez daha görüldü. Daha fazla beklemek, devletin kendini inkârı olurdu.
TAHA AKYOL
KARAR alınıp emir veriliyor:
- Sen, sen ölüm orucu yapacaksın!
Başlıyor ölüm orucu... Bütün çabalara rağmen sürdürülüyor. Çünkü emir var:
- Ölüm orucunda öleceksiniz!
Müdahale başlayınca, örgütün cezaevinden telefonla verdiği emri TV'lerde kendi seslerinden dinledik:
- Bir arkadaşımız kendini yaksın ve verin düşmana!
Ve TV'lerde haberi dinliyoruz:
"Bir mahkum kendini yaktı..."
Bu nasıl iş? Bu nasıl şartlanma?
GÜNERİ CİVAOĞLU
Sonun sonrası
Bu bağlamda...
Sonuçların gecikmesi, müdahale edenlerin yetersizliğinden değil...
Mümkün olduğunca az kan akması, az ölüm olması için özen gösterildi.
Bu operasyondan sonra da çeşitli ülkelerden gözlem heyetleri gelecek.
Onlar da, müdahalenin insani ölçütler dikkate alınarak gerçekleştiğini görmeliler.
HASAN CEMAL
Adalet Bakanı'ndan bir demeç:
"Devlet bazı cezaevlerine dokuz yıldır ilk defa giriyor."
Hikmet Sami Türk'ün bu tespiti, son ölüm oruçları başladığında konuştuğum eski bir Emniyet Genel Müdürü'nün bana söylediklerini doğruluyor:
"İstanbul'daki Bayrampaşa Cezaevi'nde devlet kaç yıldır arama yapamadı. Burası silah deposudur. Bir müdahale, bir operasyon olursa, çok kan akabilir."
İçeridekiler bu yüzden ikna edilmek istenmişlerdi. Ölüm oruçlarına son verilmezse, bir müdahalenin yapılabileceği konusunda kendileri uyarılmıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder