Yılbaşına iki gün kaldı, kimsenin iyi kötü politikadan bahsettiği yok şu aralar, herkes hindi, tavuk nasıl en iyi kızartılır, hindinin kurumadan kızarmasının puf noktaları, yanına ne yapalım derdinde...
Noel'de aile arasında hediyeler verildi, şimdi yılbaşı gecesi eş, dost ile geçirilecek ya, onlara hediye arayışında herkes...
Bendeniz de nacizane Ermeni yasasını falan diğer herkes gibi unutmuş, yılbaşı gecesi gideceğim partiye ne giysem, saçımı, makyajımı nasil yapsamla mesgul ediyorum aklımı.
İyi ki bu 'hadi herşeyi unutalım, kendimizi payete, şampanyaya boğalım' özel günleri var.. Sevgililer günü , yılbası gibi..
Artık Komünisti, Müslümanı, Hindusu bütün düın beraber kutladığı tek 'bayram' yılbaşı bayramı ...
Ne ilginç değil mi..? Oysa ki her dinin , milletin takvimi ağzına kadar bayram doludur inananları, vatandaşları ait hissttirmek icin.
Ama ne iraoniktir ki bütün dünyanın en coşku ile en payet ile kutladığı, birbirine hediyeler aldığı, şeker bayraminda affedemedigini bile kucakladiği tek bayram ' yılbaşı bayramı'
Naçizane fikrim aslında hepimizin ne kadar bütün bu din, millet vs kimliklerimizin ötesine geçip 'tek insanlık toplumu' oluşturmaya ihtiyaç duyduğumuzun göstergesidir bu coşkulu yılbaşı kutlamalarına katılımımız...
Biliriz ki ,aynı gece dünyanın önemli, önemsiz, savaş, açlık olan olmayan hangi dinden olursa olsun her koşesinde insanlar ( özgürce kutlayamayanlar bile içlerinden) aynı coşkuyu yaşayacaklar ...
Çok nadir aslında tek bir aile olduğumuzu hatırladığımız gecedir yılbaşı gecesi bence..
Ay dur, kendi kendimi gaza getirdim , gidip kendime daha parlak, daha şen bir bluz bulayim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder